Too many feelings, too little expression


Too many feelings, too little expression

I am consciously neglecting a non-negligible part of my life. I am not raising voice to the formation of a huge black curtain in-between. What should I do? I mean, what should I do “now”? Everyone has right and ability to say what should have done. But, there must be something that can be done “now”.
Let me try to recall what I can remember: bicycle, music, sleepless nights, books, and of course, promises, promises -especially the ones that were especially big. Was I innocent? “Am” I innocent?
Perhaps I am innocent, perhaps not. But anyhow, what exactly is the punishment? Is this conscience-attack part of it? But is this enough?
Would you still call it a punishment if the punished does not realise it? How would you punish an indifferent person?
Is there a way out? Is there a way in?
I once tried to explain to myself. Is it none of my business? But, none of whose business is it then?
Let's start all over.
There is a way out: Keep silent, keep undisturbed, keep reasonable, keep logical.
No, there is another way out: Speak out, discuss about it. With whom? This may send you way out.
There might be a way out.
Does this look terribly depressing? It's not because my life is terribly depressing, it is because I am terribly depressing.
Let's start all over.
Let's not end all over.
Whatever you would prefer to call it. Whatever you would prefer to feel. Whatever you would say about it. Whatever I feel. Whatever I say. There must be a way in.
Is it too late now? Is it too early?
It is not a call, not a demand, not a wish, not even a complete sentence.
Short story in shortest: I need -at least some of- my memories.

Overphilosophisingly tired of existence


Overphilosophisingly tired of existence
Such was life. And they lived happily, unfulfillingly, joyfully, a bit intellectually perhaps, but definitely unknowingly. Then it all began. It all began all of a sudden. Not that none of them realised it coming, but they really did not realise what it was that was coming. In fact, the beginning was the end as well. So by modus ponens, it ended all of a sudden.
Such was life. Nobody cared for others, nobody cared for herself, nobody saw any reason to give a damn about anything whatsoever. But they lived. They lived quite naturally, except that they had religion or they overphilosophised, which are indeed unnatural. They lived naturally, I must admit. They were a bit too real perhaps. They were a bit too unaware. But they did see it coming, this odd feeling. Some of them, well actually most of them, were able to ignore it properly. Some of them overignored it. But not all of them were as prepared as others. Underestimating the somewhat devastating consequences, some of them realised the feeling coming. The feeling realised itself in those few. And those few realised the feeling. They were worse off. They lost what had been found until then. They lost what was to be kept safe. They were not heedless enough. In a sense, they were not real enough.
Such was life. Such was the beginning of everything. Such was the odd feeling. It was not at all philosophical. Nor was it psychoanalytical. It was just a simple night. It was just a simple thought. They were just regular people. They painfully and unwillingly realised the feeling. They were lonely. They were on the right side, that is, where no one else was. They imagined; they thought; this was their mistake. I'm not blaming them for that, but it was clearly just a simple night and just a simple thought. They could have slept it over. They could have watched television. They didn't. They saw life plainly. It was not all that wonderful. It was not all that meaningful.
So they made an agreement. They undid everything they have done. They unthought everything they thought. They made an agreement. They ended themselves; in an appropriate manner so that no one understood. But they were not as dead as dead people. Though they were not as alive as living beings. Every now and then, some of the real people asked them questions on life, on philosophy, on nature, and on happiness. They did answer them. They did make explanations. They did try to make their best in existence. They tried to exist properly. They tried to exist naturally.
But certain things simply don't work. Their existence was vague, their life unbelievably blurred. At least for some time..
Today, their agreement seems to have expired. They derealised themselves. They ignored whatever approaches. They learned the basics. And they lived happily, unfulfillingly, joyfully, a bit intellectually perhaps, but definitely unknowingly. Such was life.

Yalnızlık

Sahnenin ortasında bir daire. Dairenin içinde üç tahta sandalye. Sandalyelerde oturan üç kadın.

1- (gergin) Yalnız kalmaya ihtiyacım var.

2- Hayır yok.

1- Neye ihtiyacım olduğunu senden öğrenecek değilim.

Kısa sessizlik...

2- (sola dönerek) Kimden öğreniyormuş ihtiyaçlarını?

3- Bilmem, gazete okuduğunu söylüyorlar ama.

2- Anlıyorum.

1- (sinirli) Size yalnız kalmaya ihtiyacım var dedim!

3- Daha ne yapmamızı istiyorsun anlamıyorum.

1- Felsefe yapmanızdan bıktım. Sessizliğe ve düşünmeye ihtiyacım var.

2-3 (kahkahalarla gülerler)

Sessizlik..

1- Yalnız kalmaya ihtiyacım var.

2- Hayır yok.

1- Size tahammül edemiyorum.

3- Ben de...

1- Beni yalnız bırakmanızı rica ediyorum. Lütfen uzaklaşın benden.

2 ve 3 sandalyelerinden kalkarlar. Sahnenin sağına doğru yürürler. Dairenin sınırına geldiklerinde dururlar. Bir süre hiçbir şey yapmadan beklerler. Sonra geri dönüp sandalyelerine otururlar.

2- (1'e dönerek) Eeee?

1- Ne?

2- Neler düşündün?

1- (omuz silkerek) Hiiiç..

2- Bizi boşu boşuna yordun...

1- Ne oldu ki?

2- (omuz silkerek) Hiiiç..

3- (2'nin omzuna dokunur) Ne düşünmüş?

2- Sanırım ontoloji üzerine düşünmüş.

3- O nedir?

2- Kesinlikle.

Kısa sessizlik.

1- (birdenbire bağırır) Yalnız kalmaya ihtiyacım var.

3- Öfff.......

2- Kulağımın dibinde bağırmanın ne faydasını görüyorsun?

1- Bağırırken yalnız kalabiliyorum.

2- Anlıyorum.

1- Siz nasıl bu kadar rahat var olabiliyorsunuz ki?

3- Var olmak için özel bir çaba sarf etmiyoruz.

1- Ama yine de varsınız, değil mi?

Kısa sessizlik.

1- Size tahammül edecek gücüm kalmadı.

2- Gitmeyi dene.

1 sandalyesinden kalkar, sahnenin sağına doğru yürür. Dairenin sınırlarına gelince durur. Bir süre hiçbir şey yapmadan bekler. Sonra geri dönüp sandalyesine oturur.

3 birdenbire nefes alamaz ve sessizce düşerek ölür.

1- Ne oldu?

2- Hiç.

1- Çaba sarf etmeme konusunda bu kadar iddialı olabileceğini düşünmemiştim.

2- Ben de.

1- Yakında senden de kurtulacağım.

2- Bu durumda, ben de senden kurtulacağım.

1- Doğru.

Kısa sessizlik.

1- Yalnız kalmaya ihtiyacım var.

2- Hayır yok.

1- Belki de haklısındır.

2- Kim bilir...

1- Üzerimde büyük bir ağırlık hissediyorum.

2- Anlatmak ister misin?

1- Anlattım ya.

2- Anlıyorum.

1- Çok yoğun bir sıvının içinde batıyormuşum gibi hissediyorum.

1 sandalyesinden kalkar, diz çöker. 2, ilgisizce onu izlemektedir. 1birdenbire nefes alamaz ve sessizce düşerek ölür.

2- Yalnız kalmaya ihtiyacım var.

2, sandalyesinden kalkar, sahnenin soluna doğru yürür. Dairenin sınırlarına gelince durur. Bir süre hiçbir şey yapmadan bekler.

Perde.

Bogazici Universitesi 2009 - yillik

On my vague existence;

by the representatives of partial reality;

for Godot...


  • Nilay Ş: öpücükler konduran zeki sevimli kıvırcık arıza!

  • Ezgi G: tanrıtanımaz marul, varolduruşçu eşek arısı.

  • Selin M: do not wait for GODOT anymore please!

  • Saime S: matematik, koala, sürdürülebilir yaşam, yaşasın sinan...

  • Pınar O: Pırasa, Amsterdam, Method, Ukela, Karl Marx

  • Samet K: mantık da bir yere kadar be kardeşim!...

  • Hasan A: "Nasılsın?"a "Normal" diyen "Nadir insan"=Sinan

  • Zeynep G: Rica. Çiçek. Sessizlik.

  • Volkan Y: kulüp, rahatsız, kıvırcık, sui generis, dayanak.

  • Arzu A, Didem Y, Dilek Y: kafası karışık, uçuk, kıvırcık, yeşil, erasmus, bol giysiler

  • Dilara D: varolmayışçı, rahatsız, ölü at sineği

  • Tuğçe C: foça - super mario - b.a.l. - marul – şarap

  • Yalım D: Nefret etmediğim tek at sineğine mutluluklar

  • Erdem E: Bol yenli, neşeli, paradokssever; hep kıvırcık (marul) kal!

  • Güher Ç: neden ki, niye ki, anlamadım, bi daha...

  • Nehir B: ekolojist.matematist.godoist.rationalist. "izm"lerden hoşnutsuzluğumun kinayesiyle.

  • Kudret Ç: Beklenecek Godot varsa, haberleşelim canım sinan.

  • Ayşegül S: muhalefet kişiliğiyle marulun vazgeçilmez yeşil yaprağı

  • Sezin A: sürdürülebilir, efficient, okuyan-düşünen-yazan, aktivist çocuk.

  • Firuze M: onu sakin sakin! dinlemek! lazım!. Sevgiler :)

  • D Vural Ö: prensipli skolastik koala ve aşmış marul

  • Duygu D: zor-dolaysız ve hatırlanası her zaman

  • Çisil S: çok zeki, yardımsever, canayakın..

  • Işıl S: sinancık edencik seni çok sever ışılcık

  • Ahmet Burak Y: Freakin' genius, hardcore thinker.

  • Alperen Ö: kıvırcık, ekşi, kaf-kaf, gözleri hepsi yeşil-mavi

  • Emel T: Sinancık sen başarılı marksist ekolojik bir marulsun

  • Perihan G: Daima eğlenceli ve sorgulayıcı kalman dileğiyle

  • Alperen Y: çılgın matematik gurusu...

  • Gökhan K: amaney amaney amanin ammaney ayvalık

  • Feyza Y: tanıdığım rahatlığı en bulaşıcı insanlardan biri

Tanri'nin varligina dair kanitlar

"Tanrı'nın varlığına dair 62 kanıt" başlıklı yazıdan seçilmiştir.

1) Kozmolojik argüman

1 Eğer ben bir şeyin bir nedeni olmalı dersem o şeyin bir nedeni vardır.

2 Evrenin bir nedeni olmalı diyorum.

3 Öyleyse evrenin bir nedeni vardır.

4 Öyleyse Tanrı vardır.


2)Ontolojik argüman

1 Tanrıyı X olarak tanımlıyorum.

2 Eğer X’i tahayyül edebiliyorsam X var olmalıdır.

3 Öyleyse Tanrı vardır.


3)Tasarım argümanı

1 Şu dünyaya/evrene/zürafaya bak. Karmaşık değil mi?

2 Yalnızca Tanrı onları böyle karmaşık yapabilirdi.

3 Öyleyse Tanrı vardır.


4)Güzellik argümanı

1 Şu bebek/gün batımı/çiçek/ağaç güzel değil mi?

2 Yalnızca Tanrı onları böyle güzel yapabilirdi.

3 Öyleyse Tanrı vardır.


5)Yaratılışçılık argümanı

1 Eğer evrim yanlışsa yaratılışçılık doğru olmalıdır ve öyleyse Tanrı vardır.

2 Benim zihinsel kapasitem onu anlamaya yetmediği, dahası bu gerçeği kabul etmek beni huzursuz edeceği için evrim doğru olamaz,.

3 Öyleyse Tanrı vardır.


6)Korku argümanı

1 Eğer Tanrı yoksa öldükten sonra hepimiz yok olacağız.

2 Bundan korkuyorum.

3 Öyleyse Tanrı vardır.


7)Kutsal Kitap argümanı

1 [Eski Ahit’ten (Tevrat’tan) bir pasaj]

2 [Yeni Ahit’ten (İncil’den) bir pasaj]

3 Öyleyse Tanrı vardır.


9)Akılsızlık argümanı

1 Pekala, sizler kadar zekiymişim gibi numara yapmaya çalışmayacağım –belli ki çok fazla okuma yapmışsınız. Ama ben İncil’i (Kuran’ı) okudum, ve söyleyeceğiniz hiçbir şey beni Tanrı’nın var olmadığına ikna edemez. Ben onu kalbimde hissediyorum, eğer onun hayatınıza girmesini isterseniz siz de hissedebilirsiniz. [Kutsal Kitap’tan bir ayet]

2 Öyleyse Tanrı vardır.


10)Sayısal argüman

1 Milyonlarca milyonlarca insan Tanrı’ya inanıyor.

2 Bu kadar insan yanılıyor olamaz, öyle değil mi?

3 Öyleyse Tanrı vardır.


16)Ahiret argümanı

1 Tanrı’nın varlığına dair kanıtı mezarından kalkınca göreceksin.

2 Öyleyse Tanrı vardır.


17)Tartışma argümanı

1 Tanrı vardır.

2 [Ateist karşı argüman sunar]

3 Evet vardır.

4 [Ateist karşı argüman sunar]

5 Evet vardır!

6 [Ateist karşı argüman sunar]

7 EVET VARDIR!

8 [Ateist pes edip evine gider]

9 Öyleyse Tanrı vardır.


19)Harun Yahya argümanı

1 Hayatımı çalışarak kazanmak istemiyorum.

2 Vergi vermek istemiyorum.

3 Bana para verecek saf müslümanlar bulabilirim.

4 Öyleyse Tanrı vardır.


21)Kişisel ruh sağlığı argümanı

1 Bazı dini deneyimler yaşadım, bunların açıklaması ya Tanrı’nın var olduğu ya da benim deli olduğumdur.

2 Öyleyse Tanrı vardır.


23)Tesadüf argümanı

1 Bunun gerçekleşme olasılığı nedir?

2 Bence çok düşük.

3 Öyleyse Tanrı vardır.


26)İnanca saygı argümanı

1 Tanrı vardır.

2 [Ateist karşı argüman sunar]

3 Bu yaptığın inancıma saygısızlıktır.

4 Öyleyse Tanrı vardır.


28)Agnostisizm argümanı

1 Ben bilmiyorum sen de bilmiyorsun.

2 Öyleyse Tanrı vardır.


30)Kişisel deneyim argümanı

1 Bir keresinde açıklayamadığım bir olay yaşadım.

2 [Ateist bir takım muhtemel doğal açıklama sunar]

3 Sen yalnızca tahminde bulunuyorsun! Ben ordaydım.

4 Öyleyse Tanrı vardır.


32)Tanık olunamama argümanı

1 Şimdiye dek kimse bir türün başka bir türe dönüştüğünü göremedi.

2 Öyleyse Tanrı vardır.


41)Kuran argümanı

1 Kuran Kuran’da yazanların doğru olduğunu söylüyor.

2 Öyleyse Kuran dorudur.

3 Kuran Tanrı’nın var olduğunu söylüyor.

4 Öyleyse Tanrı vardır.


47)Perde argümanı

1 Tanrı ateistlerin gözüne perde çekmiştir.

2 Öyleyse Tanrı vardır.


49)Okuma argümanı 2

1 Kuran’ı okusaydın anlardın.

2 [Ateist Kuran’ı okuduğunu söyler.]

3 Anlayamazsın sen Kuran’ı. Tefsirleri okusaydın anlardın.

4 Öyleyse Tanrı vardır.


50)Ukala Britanyalı biyolog argümanı

1 Richard Dawkins bazı kitaplarında dini aşağılıyor.

2 Öyleyse Tanrı vardır.


54)Nuh’un gemisi argümanı

1 Bilmem nerde bir dağda gemi bulmuşlar.

2 Öyleyse Tanrı var.


55)Secde eden firavun argümanı

1 Mısır’da bir yerde ceset bulmuşlar.

2 Öyleyse Tanrı var.


60)Turan Dursun argümanı

1 [Ateist Tanrı’nın var olmadığına dair argüman öne sürer.]

2 [İnanan onu öldürür.]

3 Öyleyse Tanrı vardır.