Kendimi bildim bileli dişlerim çürüktür. Dolgu yapılır, dolgunun kenarından girer yine bir şeyler, çürük yürür dolgunun altına. Onu hallederken başka dişler çürür. Onları doldururken ötekine kanal tedavisi gerekir, sonra o kanallar enflame falan olur. Bozdukça bozan ama bir türlü de final yapmayan dizi gibi.
Bakmıyor da değilim dişlerime. Günde iki fırçalamaksa fırçalarım. Diş ipi kullanırım, hatta çantamda diş ipiyle gezerim. Bir ara o ağızdaki her şeyi öldüren ağız sularından da kullanmıştım (sonra başka dişçi bırak deyince bıraktım).
Kimi diyor ki o kadar erik limon yeme, kimi diyor ki genetik. Genetiktir genetik.
Bir fikir edinesin diye söylüyorum: Toplam 15 dişimde çürük olmuş şimdiye kadar. Yirmi yaş dişlerimi çektirmiş olsam dolgulular hükümet kurabilecekmiş ağzımda.
Neyse, hikaye şu. Birkaç yıl önce sanki düzenli bir işim olacakmış gibi olunca tüm dişlerin panoramik röntgenini çekip bir plan çıkardık dişçimle. İşte Kasım 2022'den beri, beş altı ayda bir gidip bir iki dolgu yaptıra yaptıra o listeyi 2025'te tamamladık. Ama bu arada tabii ki yeni girişimci çürükler oluştular. Onlara da bu sene el attık. Bu iş Ocak'ta biter sandımdı ama şimdiye kadar uzadı.
Bugün itibariyle, nihayet, ağzımda toplam sıfır çürük var. (Zaferden zafere koşuyorum.)
Böyle bir şey daha önce hiç başıma gelmemişti.
Kutlamak için ne yesem, ne içsem, ne ısırsam bilemedim. Yoksa aksine bir süre hiçbir şey yemesem, F harfini falan hiç kullanmasam mı...
Ne kadar dayanırım bilmem bu çürüksüzlük ahvalinde, ama şu anda kutlama yapmayı hak ediyorum bence.

No comments:
Post a Comment